TRCinselSohbet.Net

Bir başka WordPress sitesi

Prezervatif Bile Engelleyemedi Virüs HPV

Rahim ağzı ve penis kanserinin suçlusu prezervatif gibi en çok kullanılan korunma yöntemini bile engel tanımadan yoluna devam ediyor.

Rahim ağzı kanserinin en önemli nedeninin Human Papilloma Virüs (HPV) olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güçer,, “PAP smear testi ile düzenli olarak yapılan kontroller sayesinde rahim ağzı kanseri gelişme riski de ortadan kalkıyor” dedi. Dünyada kadınlar arasında en sık görülen ikinci kanser türü, rahim ağzı kanseri. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güçer, ileri evreye ulaşıncaya dek herhangi bir belirti göstermeyen rahim ağzı kanserinde, hastaların büyük çoğunluğunun düzenli PAP smear testi yaptırmadığı için artık cerrahi şansın kalmadığı safhada hekime gittiklerine dikkat çekiyor. Güçer, bu nedenle hastalıktan korunmada düzenli smear testi ve HPV aşısının büyük önem taşıdığının altını çiziyor.

Rahim ağzındaki anormal hücre çoğalmasıyla meydana gelen rahim ağzı kanserinin en önemli nedeni olarak Human Papilloma Virüs (HPV) gösteriliyor. Cinsel ilişki ve temas yoluyla bulaşan HPV’nin kuluçka süresi yaklaşık dokuz ay olmakla birlikte, virüs yıllarca sessiz kalabiliyor.

HPV’den korunmak için aşının önemli bir etken olduğunu dile getiren Doç. Dr. Güçer, “HPV aşısı canlı bir aşı olmadığı ve hepatit aşıları gibi genetik teknoloji ile hazırlandığı için birçok kişiye rahatlıkla uygulanabiliyor. Aşı üç doz olarak, altı aylık süre içinde, koldan uygulanıyor. Şu an piyasada bulunan HPV aşısı kansere sebep olan HPV tiplerinden sadece tip 16 ve 18’e karşı koruyucudur” diyor.

Kanserlerin yüzde 30′unun nedenini aşının korumadığı türden HPV tiplerinin oluşturduğunu belirten Doç. Dr. Güçer, aşı olmanın kansere yakalanmama garantisi vermediğini, aşı olunsa bile düzenli PAP smear taramasının da yapılması gerektiğini vurguluyor.

Doç. Dr. Güçer, prezervatif kullanımının, cinsel yolla bulaşan hastalıkları engellese de rahim ağzı kanserinin en büyük nedeni olan HPV’den tam olarak korunma sağlamadığına dikkat çekiyor. Doç. Dr. Güçer, “HPV’nin bulaşması için bir sıvı alışverişi gerekmez. Ten teması ile de bulaşabilir. HPV prezervatif tarafından kaplanmayan alanları enfekte edebilir” uyarısında bulunuyor.

HPV, rahim ağzı kanseri dışında anal kansere, baş-boyun bölgesi kanserlerine, vajen ve kadın dış genital organlarının kanserine (vulva kanserine) sebep olabiliyor.

Cinsel İlişki Süresini Uzatmak

cinsel ilişki Daha keyifli bir cinsel yaşam için cinsel ilişki süresini nasıl uzatabiliriz.

Sigara ve alkol kullanan kişiler hem vajina içersinde daha kısa süre kalır, hem de cinsel ilişki sırasında çabuk yorulur. Spor yapmanın sağlık için önemi kaçınılmaz bir gerçek. Düzenli egzersiz yapan insanlar hem daha sağlıklı bir yaşam sürüyor, hem de daha formda bir vücuda sahip oluyor. Sporun bir yararı daha var, o da erkeğin cinsel performansını arttırması.

Cinsellik, aile ve evlilik konularında toplumu bilgilendirmeyi ve farkındalığı arttırmayı amaçlayan Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği sporun cinsellik üzerindeki etkisi konusunda çok çarpıcı bir basın açıklaması yaptı.

Spor yapan bir erkek cinsel ilişkiyi daha uzun sürdürebilir.

Sporun sağlık için çok önemli olduğunu söyleyen Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği Başkanı; “Düzenli egzersiz yapmak her yaştan kadın ve erkek için çok faydalıdır. Hem kişinin sağlığını korumasına ve daha formda bir vücuda sahip olmasına, hem de stresi yenmesine yardımcı olur. Düzenli spor yapmanın özellikle erkekler için cinsel açıdan da faydası çoktur. Spor yapan bir erkeğin cinsel performansı daha iyi olur.’ dedi.

Egzersiz sırasında kalp atımının hızlandığını ve vücuda daha fazla kan pompalandığını da belirten; “Vücuttaki kan akışı hızlandığında, cinsel organlara giden kan akışı da hızlanır. Böylece erkeğin cinsel isteği de artar. Ayrıca formda bir erkek cinsel birleşme sırasında vajina içersinde daha uzun kalabilir, yorulmadan ilişkiyi daha uzun sürdürebilir.

Oysa ki formda olmayan, sigara ve alkol kullanan bir erkek hem vajina içersinde daha kısa süre kalır, hem de cinsel ilişki sırasında çabuk yorulur yani bilinçdışı haz ve elem dengesinden dolayı, seks yaparken yorulan erkeği korumak adına erkeği erken boşalmaya veya sertleşmesini kaybetmeye zorlayabilir. Bu nedenle erkeklere düzenli egzersiz yapmalarını öneriyoruz.” dedi.

Aşk kaslarını çalıştıran egzersizler cinsel performansı arttırıyor

Aşk kaslarının cinsellikten alınan zevki arttırmada çok önemli bir yeri söyleyen Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneğil Başkan Yardımcısı; “Kemik çatının alt kısmında pelvis tabanı adı verilen bölgede bulunan kas grubuna pelvis tabanı kasları yani aşk kasları adı verilir. Aşk kasları daha derinde yer alan diğer kaslarla beraber çalışarak idrar yapma ve tutma, dışkılama, cinsel işlevlerin yerine getirilmesini ve çatı kemik içinde yer alan organların sarkmadan burada kalmasını sağlarlar.

Bu kaslar gün için sıkıp bırakarak çalıştırılır. Pilates yaparak, yere yatarak bacakları bisiklet çevirir gibi hareket ettirerek çalıştırılabilir. Böylece o bölgedeki kaslar güçlenir, o bölgeye giden kan alkışı hızlanır ve cinsel performans ve penisin sertleşme kalitesi artar, erkeğin boşalma süresi uzar.” dedi.

Erkek ne kadar ön sevişme yaparsa vajinada da o kadar süre kalabilir

Ön sevişmenin cinsel ilişkinin en önemli kısmı olduğunu belirten; “Erkeklerin 3 büyük korkusu vardır. Bunlar; “ya penisim sertleşmezse”, “ya önsevişme sırasında vajina içine girmeden penisim inerse” ve “ya partnerim boşalmadan erken boşalırsam” şeklindedir.

Formda ve düzenli spor yapan bir erkeğin hem kendine hem de vücuduna olan güveninin artmasıyla birlikte, bu korkulardan zihni arınacak ve cinsel performansı da o düzeyde artacaktır. Yeterli bir ön sevişme sonrası vajina içersinde de aynı uzunlukta kalabilecektir. Erkek önsevişmede başta klitoris olmak üzere kadının erojen bölgeleri uyarmalı ve partneri boşalmaya yakın cinsel ilişkiye girmelidir. Bize göre sağlıklı bir ilişkide erkeğin vajina içersinde kalma süresi ön sevişme süresi kadar olmalıdır.

Erkek önsevişmede başta klitoris olmak üzere kadının erojen bölgelerini uyarmalı ve partneri boşalmaya yakın cinsel ilişkiye girmelidir. Bunun için de ortalama 10 dakika civarında bir önsevişme yeterlidir. Ön sevişmeyi boşalmadan uzun süre sürdürebilen bir erkek, vajinal ilişkiyi de o kadar süre devam ettirebilir.” dedi.

Doğum Sonrası Cinsel Yaşam

doğum sonrası cinsellik Doğumun ardından kadın bedeni gerek fiziksel gerekse ruhsal olarak eski formuna dönmek için zamana ihtiyaç duyar. Normal veya sezaryen doğum kadın bedenini farklı etkilediğinden iyileşme dönemi de değişir. Kadının cinsel hayatına dönmesi de buna bağlıdır. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanımız, doğum sonrası cinsel yaşama dönüş konusunda bilgi veriyor.

Gebelikte meydana gelen değişikliklerin geriye dönmesi için gereken süre 6 – 8 haftadır. Bu dönemde miktarı giderek azalan, rengi ve kıvamı açılan vajinal kanama olur. Normal doğum sonrası, vajen dokusu ödemlidir. Doğum sırasında vagende yırtıklar oluşmuş ise pelvis tabanında da zayıflık söz konusudur. Doğumdan yaklaşık 6 hafta sonra, bu dokular kendini toplar ve cinsel yaşam başlayabilir. Sezaryen ile doğumda ise vagen dokusunda herhangi bir hasar oluşmadığından, lohusalık kanamasının aktifliğini yitirdiği 3. haftadan sonra, cinsel birleşme çiftlerin isteğine bağlı olarak sakıncasızdır.

Beslenme ve hijyenine dikkat eden yeni anne, vücudundaki değişikliklerin yavaş yavaş toparlandığını gördükçe, kendine güveni gelecektir. Yeni bir gebelik için korunmak, bu dönemin en sık sorulan sorularındandır. Emziren kadınlarda yumurtlama ve adet döngüsü daha geç normale döner. Emziren kadınlar adet görmeyebilir, ancak bu gebe kalmayacağı anlamına gelmez. Doğumdan sonra 6. haftada yumurtlama başlar.

Cinselliğe tekrar ne zaman başlanabilir?

İster normal ister sezaryenle doğum yapmış olun kanamalar tamamıyla bitmeden ilişkiye girmek sağlık sorunlarının oluşmasına neden olabilir. Rahmin içini döşeyen dölyatağı dediğimiz kısmı enfeksiyondan koruyan ortamı doğum sonrası olan lohusalık kanaması ile hassaslaşır ve bundan dolayı mikroplar daha kolay üreyebilir. Bununla birlikte doğumun ardından rahim daha kolay iltihaplanır. Bu tarz iltihaplardan, enfeksiyonlardan korunmak için doğumdan sonra kanamaların bitmesini beklemek gerekir.

Doğumun ardından akıntılar bitmiş, kanamalar kesilmiş ve artık ağrı hissedilmiyorsa cinsel ilişkinin bir sakıncası yoktur. Şunu unutmamak gerekir anne bebeğini emzirmiyorsa doğumdan 4-6 hafta sonra yumurtalık fonksiyonları geri döner ve yumurtlama meydana gelebilir. Bu nedenle eğer yeniden hamile kalınması planlanmıyorsa mutlaka korunmak gerekir. Aynı zamanda emzirmenin de gebeliği önlemediğini unutmamak gerekir. Halk arasında söylendiği gibi süt korumaz.

Doğumdan sonra erkeklerin hayatında neler oluyor?

Doğum sonrası erkekler için genelde karmaşık bir duyguların yaşandığın bir dönemdir. Kadının anne rolüne girmesi, ebeveyn olma duyguları, kadının hamilelik ve doğum sonrasında yaşadığı fiziksel ve ruhsal değişimler erkekleri bir duygu karmaşasına sürükleyebiliyor. Yanan bu fiziksel ve ruhsal değişikliklerden dolayı erkekler çoğunlukla doğumun ardından bir süreduruma adapte olmakta zorlanabilir ve bocalayabilir. Erkeklerde bu durumda en sık yaşanan tepkiler uyarılma ve boşalma sorunlarıdır. Bu sorunlar zamanla kendiliğinden geçebileceği gibi bazen profesyonel yardıma alınarak çözülebilir.

Doğum sonrası tekrar cinsel hayata dönmek için terapiye gitmek gerekli midir?

Bazı çiftlerde hamilelik ve doğum dönemi çok derin izler bırakabilir. Kadının fiziksel ve ruhsal olarak yaşadığı değişimlere adapte olamaması, annelik rolü ile eş rolünü aynı anda yürütememesi cinsel sorunların oluşmasına ve büyümesine neden olabilir. Aynı şekilde erkeğin ebeveynlik rolüne alışamaması, eşinin annelik rolüne adapte olmaması ruhsal sorunlara sebep olduğu gibi ereksiyon ve boşalma sorunlarını da gündeme getirebilir. Sorunlarını aşamayan ve normal bir cinsel hayata dönemeyen çiftlere bundan dolayı mutlaka bir uzmandan yardım almaları önerilir.

Çiftlere tavsiyeler?

Doğum sonrasında cinselliğe dönüşü kolaylaştırmak için çiftlerin birbirlerine karşı anlayış ve sabır göstermesi çok önemlidir. Bunun dışında yapılabilecekler şöyle özetlenebilir:

• Çiftler birbirleri ile yaşadıkları fiziksel ve ruhsal değişim konusunda açıkça konuşabilme. Kadın geçirdiği hamilelik ve doğum sürecinin kendisini nasıl etkilediği konusunda, erkek de tüm bu dönem boyunca genel olarak nasıl etkilendiği konusunda eşini bilgilendirmeli.

• Doğum sonrasında genellikle kadının ilişkiye hazır olması (ilişki esnasında salgılanan vaginal sekresyonların, eğer normal doğum yapmış ise dikişlerin iyileşmesi) daha uzun sürebilir. Bundan dolayı kadının eşini bu konuda bilgilendirmesi ve ilişkiye hazırlık süresinin daha uzun tutulması gerekebilir.

• Çiftlerin cinsel ilişki sırasında aceleci olmamaları, birbirlerini, vücutlarını yeniden keşfetmeye çalışmaları normal bir cinsel yaşama giden yolu kolaylaştırır.

• Yaşanan fiziksel değişikliklerden biri de genital bölgede yaşanan kasılmalardaki farklılıklardır. Bazı kadınlarda kasılmalar yoğunlaşırken bazılarında azabilir. Normal bir cinsel ilişkinin yaşanabilmesi için çiftlerin bu değişiklikten dolayı kendileri için en uygun pozisyonları keşfetmeleri gerekir.

• Ciddi ruhsal değişiklikler yaşayan ve kendi çabaları ile sorunlarını çözmekte güçlük çeken çiftlerin mutlaka bir uzmandan yardım almaları gerekir.

Cinsel Takıntılar

Cinsel takıntılar nedir, cinsel takıntalın insanlar üzerindeki etkisi, tedavi şekileri nelerdir.
Cinsel takıntılar hakkındaki makalemizi Psktr.Yard. Doç.Dr. Caner Karaçay sizler için kaleme aldı.

Cinsel takıntılar dayanılması zor olan, büyük utanç ve acı veren takıntı türüdür. Bazı kişilerin aklına hiç istemedikleri zamanda hiç istemedikleri kişilerle ilgili cinsel düşüncüler, erotik görüntüler gelir. Zaman zaman danışanlarım yüzleri perperişan, gözyaşlarına boğulmuş halde odama girerler ve sesleri boğularak, tıkanarak, utanarak anlatırlar: ‘’Kızlarıma tecavüz etmekten korkuyorum,’’ ‘’Anneme cinsel arzu duyuyormuş gibi bir hisse kapılıyorum,’’ ‘’Üç yaşındaki kız yeğenimi öptükten sonra penisimin sertleşip sertleşmediğini kontrol ediyorum’’ Bu kişiler ya kızlarının saçlarını bile okşamaz olur, annelerine yaptıkları ziyaretleri bayramdan bayrama indirirler veya gerçekten sapık olup olmadıklarını kontrol maksadıyla olur olmaz yerde olur olmaz şekilde yakınlarına dokunup onları sinir ederler.

Dindar insanlarda da cinsel takıntılar oluşabilir, özellikle de ibadet sırasında bulur hep. Tekbir alıp namaza durduklarında gözlerinin önüne sevişen kadınlar ve erkekler gelir. 25 yaşında bir danışanım takıntılarından kurtulmak için hacca gitti, Adeta ‘Kâbe’nin duvarlarında seks filmi oynuyordu,’ demişti. 40 yaşında Hıristiyan dindar bir danışanım zaman zaman Hazret-i İsa ile kendisini cinsel ilişkide gördüğünü ve bundan çok utandığını anlatmıştı.

İnsanların cinsel organlarına bakma takıntısına çokça şahit oluruz. Kadınların cinsel organlarına bakma dürtüsü duyan erkekler, gözleri erkeklerin kasıklarına kayacakmış korkusu yaşayan kadınlar sık sık bize başvururlar. Bu kişiler erkekse kadınları rahatsız etmekten, kadınsa ‘hafifmeşrep’ damgası yemekten büyük korku duyarlar.

Hâlbuki takıntılı kişiler, ahlaki kurallara katı biçimde bağlı insanlardır. Kendilerine büyük haksızlık eder, ‘sapık’ olduklarının anlaşılacağı endişesiyle izole bir hayat yaşamaya başlarlar. 33 yaşında tesettürlü bir bayan danışanım; erkeklere bakarım, onlara gülümserim, orospu zannederler, rezil olurum’ takıntısı yüzünden kendisini eve hapsetmişti, on adım ötedeki bakkala bile gidemiyordu. Ailenin bütün ihtiyaçlarını kocası satın alıyordu. Çocuklarının veli toplantısına kocası katılıyordu. Nemelazım erkek öğretmenlere, erkek velilere kaş göz edebilirdi.

Acilen diyelim bir kibrit lazım olduğunda, kocası da evde yoksa evinin hemen önüne park ettiği arabasına atlıyor, uzak bir semtten kibriti alıp dönüyordu. Uzak semtlerde daha rahattı, çünkü erkeklere baksa bile oralarda tanınmıyordu. Hatta sonunda oturduğu mahalleden de taşındı.

Eşcinsellik takıntıları da pek çok ‘normal’ erkeğin hayatını mahveden takıntılardandır. ‘Ben eşcinsel miyim?’ sorusu zihinlerini kavurur. Ömürleri boyunca hiçbir erkeğe ilgi duymamışlar, sadece ve sadece kadınları hayal etmekten, kadınlarla beraber olmaktan zevk almışlardır. Ancak erkeklerle sevişirken görürler kendilerini. Yakın arkadaşlarıyla, amca çocuklarıyla, tanımadıkları erkeklerle homoseksüel ilişki halindeki pozları gözlerinin önünden gitmez. Erkek soyunma odası türü yerlerde dehşete kapılırlar. 24 yaşında eşcinsel görünce yılan görmüş gibi paniğe kapılan, ona saldırmak isteyen (homofobik); eşcinsel görmemek için yıllardır Beyoğlu’na ayak basmamış bir danışanım vardı.

Erkeklerde Performans Artırıcı Gıdalar

Badem yağı İşte size antrenman öncesi ihtiyacınız olan enerjiyi sağlayacak kalori açısından oldukça yoğun bir alternatif. Ayrıca, badem yağının içinde bulunan antioksidanlar antrenman sonrası dinlenme sürecinizi de hızlandırır. Eğer badem yağınız yoksa fıstık ezmesi de aynı görevi görebilir.

Zeytinyağı: Mısırözü yağı, çiçek yağı gibi bitkisel yağlar yerine zeytinyağı kullanmaya özen gösterin. Bitkisel yağların çoğunda bulunan omega-6, spor sonrası kas ve eklemlerinizin dinlenme sürecini yavaşlatır.

Ceviz yağı: Ceviz yağı en yoğun antrenmanlarda bile yorulan kas ve eklemlerinizin daha çabuk kendini toparlamasına yardım eder. Ceviz yağını salata üzerine dökerek tüketebilirsiniz.

Keten tohumu: Hem sağlığınızı korumak hem enerji seviyenizi yükseltmek hem de dinlenme sürecini hızlandırmaya yarayan bir besinden bahsediyoruz. Kısacası, eğer spor yapıyorsanız, mutlaka keten tohumu yemelisiniz.

Taze somon: Bir yandan ihtiyacınız olan proteini size sağlarken bir yandan da içinde bulunan antioksidanlar sayesinde kaslarınızın daha çabuk toparlanmasını sağlar.

Tavuk göğsü: Hem kas gelişimi hem de eklemlerinizin antrenman sonrası toparlanma süreci için en faydalı alternatiflerden…

Organik yumurta: İhtiyacınız olan proteini alırken vücudunuzdaki yağları çözmeye yarayan vitaminlerle yağ yakma hızınızı da artırın.

Organik yoğurt: Doğru oranda yağ, protein ve karbonhidrat almak için en ideal besin yoğurttur.

Brokoli: Kas gelişimi açısından hayati önem taşıyan kalsiyum barındırmasının dışında, brokolide bulunan karoten kaslarınızın antrenman sonrası daha çabuk toparlanmasını sağlar.

Ispanak: Bu besinde dinlenme sürecini hızlandıran birçok antioksidan bulunur.

Kırmızı soğan: İçeriğindeki kuersetin isimli antioksidan yoğun antrenmanlar sonrası kaslarınızın kendine gelme sürecini ciddi oranda hızlandırır.

Muz: Antrenmanda kaybettiğiniz potasyumu size geri kazandırmakta ondan daha iyisi düşünülemez.

Tantra Seks, Tantra Sanatı Nedir

Kısaca tantrik seks, “Seks ve orgazmın tinsel uyarılmayı doruğa çıkartması” olarak açıklanıyor. Yani bildik anlamda Tantra, arzunun ve zevkin derinlerine dalmaktır.

5.000 yıl öncesinden bu yana varlığı kabul edilen Tantra Seks, çok eski bir tinsel doğu inanışı. Yoga ve Zen’de olduğu gibi aydınlanma amaçlı uygulanıyor ve yatak odası yaşamının, hayatın tümüne yansımasını amaçlıyor. Tantra görüşüne göre seks ve orgazm, tensil uyarılmayı doruğa çıkarıyor. Erkek enerji Shiva ve dişi enerji Shakti, cinsel anlamda bir araya geldiklerinde aydınlanmanın en yüksek seviyesine ulaşılıyor.

Tanrik keskin anahtarına aslında herkes sahip: nefes… Tantra’ya göre eğer vücudunuzu rahatlamış ve zihninizi tüm dünyevi endişelerden arınmış tutarsanız içinizdeki “tanrıça”nın dışarı çıkmasını sağlayabilirsiniz. Nefesinizi kullanarak orgazmik enerjinizi cinsel organınızdan tüm vücudunuza dağıtabilirsiniz. Vücudu tamamen saran bu karıncalanma hissi, çiftler için daha derinden ve yakından bir ilişki anlamına geliyor.

Tantra, her ne kadar “kelimelerle ifade edilemez bir orgazm” olarak nitelendirilse de amacı salt zevk çığlıkları attırmak değil, doğru anda heyecan verici ve uyarıcı bir dalgayla sürüklenmek. Ancak, sadece birleşmenin sonundaki kuvvetli sarsılışa odaklanırsanız, Tantra’nın vücudunuzda yaratacağı daha bir çok orgazmik hazdan mahrum kalabilirsiniz. Tantra rehberleri, tam bir doyumdan şüphe etmemekle beraber kadınların daha duyarlı olabildiklerini ve kolayca orgazma ulaşabileceklerini ekliyorlar.

Özel hazırlıklar yaparak başlayın
Egzantrik ve tantrik bir seks için işe önce yatak odanızda çeşitli değişiklikler yaparak başlamanız gerekiyor. Çiçekler, aromatik yağlar, tütsüler, mumlar, taze meyveler hatta çikolata, hislerinizi ve dürtülerinizi harekete geçirmek için iyi birer aracı olacaktır. Tantra uzmanlarına göre; yatak takımınız için saten kumaş seçmeniz sizin açıızdan faydalı olacaktır.

Tantraya ön hazırlık yapın
En sevdiginiz müziği açın. Ayakta durup bacaklarınızı omuz genişliğinde açarak derin nefes alın. Tüm vücudunuzu -bacaklarınızı, başınızı, hatta kalçanızı- bir dakika boyunca titretin. Uzanın ve partnerinizi bulunduğunuz odaya davet edin. Bir yandan da sık sık nefes alıp verin. Bu sık nefes alıp verişler sayesinde tüm gergin kasları gevşetip bedensel duyarlılığınızı artıracaksınız. Böylesi bir ön hazırlığın ardından sarsıcı bir orgazm yaşamamanız olanaksız.

Nefes alın ve sallanın
Yatağın üzerinde ya da yerde partnerinizle yüz yüze gelecek şekilde oturun. Gözlerinizi kapatarak başlayın ve nefesinizin vücudunuzu terk edip tekrar vücudunuza dönüşünü hissedin. Nefesinizin göbek deliğinizin altına kadar ulaşmasına dikkat edin. Göğsünüz ileride, ileri geri sallanarak nefes almaya devam edin.

Her nefes alıp öne sallanışta üst bacak kaslarınızı gerin ve arkaya giderken gevşetin. Cinsel hareketlenmeler hissedeceksiniz. Birbirinizin gözlerinin içine bakın, çünkü bu aslında ruhun derinliğine bakmaktır.

Devamında nefes alıp vermeye, sallanmaya ve aynı nabzı paylaşmaya devam edin. Yaşadığınız bu etkileşim sizi şaşırtacak. Enerji alanlarınız bir araya geldiginde birbirinize karşı fazlasıyla hassaslaştığınızı fark edeceksiniz.

Tantra öpücüğünü hissedin
Partnerinizle kucak kucağa oturup nefes almaya devam ederken birbirinizin nefesini paylastiğınızı fark edeceksiniz. Her nefes verişte tüm bedeninize hakim olmaya çalışın. Dışarı çıkan nefesi hissedin. Sonra öpüşün ve nefesinizi paylaşın, o kadar yoğunlaşacaksiniz ki konuşmaya gerek kalmayacak.
Unutmayın, Tantra arzunun ve zevkin derinlerine dalmaktır. Kendinizden geçmiş hissediyorsanız doğru yoldasınız!

Standart Sperm Alerjisi Nedir, Belirtileri Nelerdir

Bilim adamları, cinsel birleşmenin hemen ardından grip benzeri belirtilerle kendini belli eden ve nadir görülen bir cinsel hastalığın nedeninin sperm alerjisi olabileceğini belirtti.

Hollanda’daki Utrecht Üniversitesi Psikofarmakoloji Bölümü’nden Prof. Marsel Waldinger, tıp literatüründe, Boşalma Sonrası Hastalığı Sendromu (post orgasmic illness syndrome-POIS) olarak yer alan cinsel hastalığa, kişinin kendi spermine alerjik reaksiyon göstermesinin yol açabileceğini belirlediklerini söyledi.

Tıp literatüründe 2002 yılından beri bulunan POIS, boşalma sonrası ortaya çıkan, ateş, burun akıntısı, aşırı yorgunluk ve göz yanması gibi grip benzeri semptomlarla kendini belli ediyor ve bazı durumlarda iki hafta kadar sürebiliyor.

Hastalığın nedeninin şimdiye kadar psikolojik olduğunun sanıldığına işaret eden Waldinger, ancak Hollanda’daki bir tıp dergisinde yayımladıkları iki bilimsel araştırmanı, bunun kişinin kendi spermine oto-alerjik reaksiyon göstermesi sonucu ortaya çıktığını gösterdiğini kaydetti.

Hastalığın çok nadir görülmesi nedeniyle bu durumdaki kişilerin hasta olduklarını bilmediklerine ve bu nedenle doktora gitmediklerine dikkati çeken Waldinger, alerji toleransını artırmaya yönelik bir tedavi olan hiposensitizasyon tedavisiyle hastalığın belirtilerinin büyük ölçüde azaltılmasının mümkün olduğunu söyledi.

Waldinger, yaptıkları araştırmanın, büyük ölçüde azaltılmış dozlardaki kendi spermleri, deri üzerinden enjekte edilerek tedavi edilen hastalarda belirtilerin, 1 ila 3 yılda önemli ölçüde azaltılabileceğini gösterdiğini sözlerine ekledi.
Uzmanlar, hastalığın 2002′den beri tıp literatüründe yer almasına karşın pek çok aile hekimince bilinmediğini vurguluyor

Doğum Kontrol Haplarını Kimler Kullanmalı Kimler Kullanmamalı?

Doğum kontrol haplarını kimler kullanmalı kimler kullanmamalı?

– 35 yaş üstünde olup, sigara içenlerde sorun oluşabiliyor. 35 yaş altı sigara içenlerin doğum kontrol hapı kullanmalarında ise bir sorun bulunmuyor.
– Her gün hap almayı unutabilecek olanlar
– Diyabet ve hipertansiyon hastaları
– Karaciğer bozukluğu olanlar
– Damar tıkanıklığı olanlar veya önceden damar tıkanıklığı geçirenler
– Bulantı, kusma ile birlikte seyreden şiddetli baş ağrıları ve migreni olanların kullanması sakıncalı olabiliyor.

Doğum kontrol hapları ve kullanım alanları

Kadınlarda birçok rahatsızlığın tedavisinde başvurulan doğum kontrol haplarının tedavi alanlarının cevap anahtarı…

PROBLEMLER ve ÇÖZÜMLERİ:

Sivilce, aşırı tüylenme- Yüksek östrojen oranıyla düşük androjen oranı içeren haplar
Lekelenme, yumurtalık kisti- Yüksek östrojen ve progesteron oranıyla düşük androjen oranı
Hassas göğüs uçları- Düşük östrojen ve progesteron oranı ya da sadece progesteron
Depresyon, halsizlik, hassasiyet- Düşük progesteron oranı
Endometriyozis hastalığı- Düşük östrojen oranıyla yüksek progesteron oranı ya da dalgalanma yaratmadan düzenli hormon üretimi sağlayan regl olmayı engelleyen haplar
Baş ağrıları- Düşük östrojen ve progesteron hormonu; çünkü hormonal dalgalanma baş ağrılarına neden olabiliyor. Bu yüzden birçok kadın regl sırasında migrene yakalanıyor.
Regl ağrıları- Yüksek progesteron oranı ya da adet olmayı engelleyen haplar
Düzensiz regl, regl öncesi sendromu (PMS)- Düşük progesteron ve androjen oranı
Kilo alımı- Düşük östrojen ve progesteron oranı
Polikistik yumurtalık sendromu- Düşük androjen ile progesteron oranı
Çocuk emzirme- Sadece progesteron içeren ya da östrojen içermeyen haplar

Erkeklerde Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

Endoparazitik Enfeksiyonlar. Endoparazitik Enfeksiyonlar, bit veya uyuz gibi küçük asalak böceklerin neden olduğu enfeksiyondur. Cinsel temas da dahil olmak üzere, yakın fiziksel temas ile bulaşır. Parazitler, deri ve saçta kaşıntıya sebep olur ve bu bölgelere bulaşır. Kasık biti çıplak gözle görülebilen küçük bitlerdir. Kasık bitinin sorumlu organizması Phthirus pubis’tir. Bu parazitler, kasıkta ya da saç derisinde görülür ve kaşındırır.

Kasık biti tedavisi için %1 permetrin içeren bir bit şampuanı yeterlidir. Reçetesiz olarak satılır. Reçeteli olarak da alınabilir. Malathion losyonu diğer bir reçeteli ilacıdır. Bu ilaçlar göze yakın bölgelerde kullanılmamalıdır. Hastanın yatak takımları ve giysileri sıcak su ile yıkanmalıdır. Şüpheli olan herşey dezenfekte edilmelidir.
Uyuz Nedir. Uyuz, çıplak gözle görülemeyen büyüteçle görülebilen bir endoparazitik enfeksiyondur. Deride canlı bir halde, el, kol, göve, bacak ve kalça üzerindedir ve kaşıntı yapar. Kaşıntı, genelde uyuz yerleştikten bir hafta sonra başlar. Kaşıntılı yerler tümsekler halinde şişer. Genelde geceleri kaşıntılar artar. Vücuda komple permetrin krem uygulanır ve 8-14 saat sonra yıkanır. Lindan krem veya losyonu da alternatif tedavidir. Hamile, emziren kadınlar ve 2 yaş altı çocuklarda kullanılmamalıdır. Ağızdan alınan ilaçları da vardır. Yine, tüm şüpheli giysi ve eşyalar sıcak suda yıkanır.

*Oral-genital temaz ve paylaşım ve cinsel ilişkiyle bulaşırlar.
*Prezervatif gibi korunma yolları bulaşmayı önlemede etkilidir.
*Genital-oral ülserler genelde, lymphogranuloma venereum, frengi ve herpes simplex virüsünden kaynaklanır.
*Döküntü, ateş, felç, unutkanlık gibi nörolojik hastalıklara neden olabilir.
*Belsoğukluğu, idrara sık çıkma, yanma, ve iltihaplanmaya yol açar.
*AIDS ve HIV virüsleri yayılabilir.
*HPV virüsü, kadınlarda serviks kanseri erkeklerde anal veya penil kansere yol açabilir.
*Hepatit C virüslü kan ile temas, Hepatit B virüsü bulaşabilir.
*Lenfomada HHV-8 virüsü gelişebilir.
*Bit ve uyuz görülebilir.

Hamilelik (gebelik) Döneminde Cinsel İlişkiye Girilirmi

hamilikte cinsellik Genel anlamda, hamilelikte seks dendiğinde çiftler, fetüsün sarsılması ve erken doğum riski korkusu yaşıyor. Yine de yapılan araştırmalar bu görüşün tersini savunuyor. Hatta seksin fetüsü koruyucu bir özelliği olabileceği ve anneyle çocuk için hiçbir tehlikesi olmadığı söyleniyor.

Hamileliğin ilk üç ayında kadınlar genellikle seksten uzaklaşır. İkinci üç ayda seks güdüleri geri gelmeye başlar. Üçüncü üç ayda ise seks isteğinde tekrar düşüş görülür. İkinci üç aylık dönemde kadınlar daha kolay orgazm olabilirler ve seks onlar için bir rüyaya dönüşebilir. Hamileliğin sonlarında seks isteğinin azalmasının birden fazla sebebi olabilir.

Örneğin, karnın büyümesinden dolayı hareket kapasitesi azalır. Ağrılar ve rahatsızlık çiftlerin yakınlaşmalarını önleyebilir. Ya da kadın, bebek ve doğum dışında başka bir şeye konsantre olamayabilir.

Hamilelik, cinsel ilişkiler açısından biraz dolambaçlıdır. Bazı kadınlar bütün libidolarını kaybeder, diğerleri ise tam bir nemfomana dönüşür. Erkek, eşine, onu hamilelik öncesindeki kadar arzuladığını hissettirmelidir. Erkek ona ihtiyacı olduğunu gösterirse, kadının arzusu artar.

Sakıncalı durumlar

* İkiz veya daha fazla çocuk bekleniyorsa hamileliğin son 3 ayında seks yasaklanabilir.
* Bir önceki doğumda erken doğum veya düşük olmuşsa, böyle bir tehlike yaşanmışsa ya da şu anda bu tehlikeler mevcutsa sorun olabilir.
* Beklenmeyen bir kanama olduğunda doktora danışılmalıdır. gebelikte cinsellik Hamilelik (gebelik) esnasında uygulanabilecek pozisyonlar

Misyoner: Kadın sırt üstü uzanır, erkek üste çıkar. Tabii ki, kadına ağırlık yapmamak için erkeğin elleriyle destek alması gerekir. Bu pozisyon hamileliğin beşinci ayına kadar uygundur. Daha sonra bebek ağırlaşacağı için uzun süre sırt üstü uzanmak zorlaşabilir.

Köpekleme: Eşler, yatak üzerinde arka arkaya diz çökerler. Kadın kollarını kırmadan yerden destek alır, erkek göğüs kısmından kadına sarılarak yardımcı olur. Bu pozisyonda erkek çok derinlere girmekten kaçınmalıdır.

Yüz yüze: Çift bir sandalye üzerinde birbirine sarılır. Kadın, erkeğin üzerine oturur. Böylece birleşmenin derinliği denetlenebilir. Bu pozisyon ilk altı ayda uygulanabilir.

Kaşık: Hamilelik ilerledikçe pozisyon sayısı da azalır. Bu pozisyonda erkek kadının arkasına uzanır, dizler hafifçe kırılır. Sol tarafın üstüne yatılmalıdır. Bu pozisyonda erkek kadına daha rahat sarılabilir, okşayabilir ve boynunu öpebilir.

Kucakta: Erkek sırt üstü uzanır ve kadın üstüne çıkar. Kadın tamamen dik durmalıdır. Çok rahat bir pozisyondur çünkü kadın kendi hareketlerini kontrol edebilir.